Bilgi Ekonomisi (Knowledge Economy)

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Bu yazının amacı, bilgi ekonomisi (knowledge economy) kavramını açıklamaktır. Bilgi, esas itibariyle insanların ürettiği ve yapay zeka (artificial intelligence) benzeri tekniklerle makinelere öğretilen ve insandan insana veya kısıtlı da olsa insandan makineye geçebilen bir kavramdır.

Bilgi ekonomisi ise bu geçiş karşılığında elde edilen ekonomik faydanın ölçülmesidir. Örneğin bir karar destek sisteminin sağlamış olduğu ekonomik değer, karar verme sürecinin hızlanması ve daha sağlıklı kararlar verilmesidir. Bu değerin oluşmasındaki en önemli faktörlerden birisi de karar destek sisteminin inşasında kullanılan bilgidir. İşte bu bilgi neticede karar destek sistemi ile birlikte ekonomik bir değere dönüşmüş olur.

Peter Drucker, ‘The Age of Discontinuity’ (devamsız çağ) isimli kitabında, çağımızın emek yoğun ve tarım yoğun ekonomiler dışında tamamen bilgi ekonomisine dönüştüğünden bahsetmektedir. Bu dönüşüm bilgi çağı (information age) ve buna bağlı bilgi teknolojileri (information Technologies) ve bu kavramlara bağlı yenilik (innovation) ile yakından ilgisi vardır.

Kavram ilk olarak 1966 yılında Peter Drucker tarafından ‘Effective Executive’ (etkili yönetim) başlıklı kitabında geçmektedir. Burada elle çalışan (manuel) işçiler ile bilgi işçileri (knowledge worker) arasında bir ayrım yapılmakta ve bilgi işçilerinin, elleri ve bedenleri yerine beyinleri ve zihinleri ile çalıştıkları ve ürün ve hizmet yerine bilgi ve fikir ürettiklerini yazmıştır.

Kavramsal Detaylar

Bilgi ekonomisi tanımı itibariyle bilgi ve eğitim üzerine kuruludur ve bu kavramlar da öncelikle insan üzerine inşa edilmiş kavramlardır. Ancak bu noktada iki farklı yaklaşım takip etmek mümkündür:

  1. Bilgi, eğitim ve bu kavramlara bağlı değerleri birer ekonomik ürün/hizmet olarak kabul etmek
  2. Bilgi ve bilgiye bağlı değerleri, iş dünyasındaki üretimi, kaliteyi, kullanılabilirliği vs. tetikleyen, arttıran birer etki olarak görmek.

Günümüzde iki yaklaşımı da sıklıkla görmek mümkündür ancak daha çok ilgilenilen alan göre bu yaklaşımlardan birisine daha yakın olunmaktadır. Örneğin eğitim sektörü, patent ofisleri, tasarım ofisleri, teknoloji ve yazılım evleri gibi bilgi üretimi yapılan ve üretilen bilginin doğrudan ekonomik değer olarak kullanıldığı ortamlarda ilk yaklaşım daha yakın görülürken, ana faaliyet alanı bilgi dışı ürünler olan, mesela fabrika üretimi yapan, tekstil, otomotiv gibi veya maden veya lojistik gibi alanlarda daha çok bilgi ekonomisi, destekleyici değer olarak ve üretimi, ürünü, veya hizmeti etkileyen bir faktör olarak görülmektedir. İki yaklaşımda da ortak olan, bilginin ekonomik bir değer olduğudur.

Bilgi ekonomisinin karakteristik özellikleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

 

Leave a Reply


altı × = 24