Bilgi Taşınması (Knowledge Transfer)

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Örgüt teorisine (organizational theory) göre, bilgi transferi/taşınması, bilginin örgütün bir kısmında diğer bir kısmına transfer edilmesi anlamına gelir. Genel anlamda bilgi yönetiminin (knowledge management) bir fonksiyonu olarak görülebilir ve bilginin farklı kişiler tarafından, farklı zaman ve mekanlarda farklı amaçlarla kullanılabilecek şekilde taşınmasını amaçlar. Bilgi taşınması sırasındaki en büyük problem örgütlerdeki örtük bilginin (tacit knowledge) taşınacak hale getirilmesidir.

Günümüzde gelişen internet ve sosyal medya araçları ve bilginin çok farklı kaynaklardan genişleyerek ulaşılabilir olması sonucu, kitle kaynaklar (crowd sourcing) üzerinde bilgi taşınması veya bir toplumun tamamında bilgi taşınması gibi yeni kavramlar da önem kazanmaya başlamıştır.

Bilgi taşınmasının en önemli etkenlerinden birisi de bu amaçla geliştirilen yazılım ve bilişim alt yapısının doğru yönetilmesidir. Günümüzde bu konuda çok sayıda çalışma bulunmaktadır.

Kavramın Kamu ve Özel sektöre göre farklılaşması

Bilgi taşınması ilk olarak 1990’lı yıllarda bilgi yönetimi (knowledge management) kavramı ile birlikte anılmaya başlamıştır. Kavram daha sonraları kaynak temelli (resource based) ekonomilerin bilgi temelli (knowledge based) ekonomilere dönüşmesi ile önem kazanmış ve açık yenilik (open innovation) kavramının önem kazanması ile birlikte özellikle üniversitelerin “dış fikirlerin” (external ideas) en önemli ve vaz geçilmez birer kaynağı olarak görülmesi ile günümüze kadar taşınmıştır.

Üniversiteler bilgi taşınması konusundaki en önemli kamu kaynağını oluşturmaktadır ve herhangi bir özel teşebbüsün himayesi altında olmadığı için özel işletmelerin ekonomik rekabete dahil olmasında önemli bir rol oynamaktadır. Örneğin fikri hakların (intellectual property) nasıl üretileceği, saklanacağı veya suiistimale açık noktalarını belirlemede pek çok araştırmacı çalışmış ve bu konudaki standartların belirlenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Aşağıda bazı kamu araştırma kurumlarının (public sector research organization PSRO) listesi sunulmuştur:

Bilgi Tipleri ve Transferleri

Günümüz toplumunda bilgi (knowledge) özellikle kurumsal yapılarda önemli bir role sahiptir dolayısıyla bilginin ne olduğu ve nasıl kullanıldığının doğru anlaşılması, kurumsal yapıların iç yapılarının, sosyal yapılarının ve başarılarının/başarısızlıklarının da doğru anlaşılması ve tahlil edilmesini mümkün kılar. Bu analiz süreci ise genelde kurumsal öğrenme olarak kabul edilmektedir. 1993 yılında Collins tarafından bilginin tiplere ayrılması ile ilgili yapılan sınıflandırma daha sonra Blacler tarafından genişletilerek aşağıdaki isimlerle ifade edilmiştir.

Yukarıdaki bilgi seviyesi alçaldıkça transfer edilme imkanı artar. Yani bir kişinin beyinleştirdiği bilgi transferi en zor bilgi iken bu bilginin kültürel boyut kazanması ile iletişime döküldüğünden bahsetmek, kodlanmış, işaretlere ve sembollere dökülmüş, yani yazılmış metinler haline gelmesi ile de daha kolay transfer edilebilir hale geldiğini söylemek daha doğru olacaktır.

Bilgi Taşınmasındaki Zorluklar

Yeniliğin yayılması ile ilgili yapılan çalışmalar aynı zamanda bilginin nasıl yeni fikirlere dönüştüğü ve dolayısıyla bilginin nasıl yayıldığı ile ilgili de araştırmalar yapmaktadır.

Bilgi Taşınmasının Alt Süreçleri

Bilgi taşınması işlemi, kuruma, kültüre, sektöre, uzmanlık alanına, ortama veya kişilere göre değişiklik gösterebilmekle birlikte genel olarak aşağıdaki aşamalarından bahsedilebilir:

 Uygulama Yöntemleri

 

 

Leave a Reply


9 − sekiz =