Vekalet Teorisi ve Temsil Maliyeti (Agency Theory and Agent Cost)

Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Literatürde İngilizce olarak “Agent” şeklinde geçen kelime aslında Türkçeye ajan veya acente olarak çevrilebilmektedir daha anlaşılır bir çeviri ise vekil veya vekalet olarak yapılabilir. İki kelime de aslında bir fail (principal) adına iş yapan kişi veya kurumu ifade etmektedir. Latince olarak literatüre girmiş qui facit per alium, facit per se terimi aslında bu durum için kullanılmakta olup her kim ki bir başkası aracılığı ile iş yaptırır/yaparsa aslında kendi adına iş yapmaktadır prensibi hukuk için de temel teşkil etmekte ve bir ajanın/vekilin sadece temsilci, sadece elçi olarak görülmesi anlamına gelmektedir.

vekil_fail_teorisi

Vekalet teorisinin (agency theory) temelini teşkil eden vekalet maliyeti (agent cost) basitçe bir vekilin iş yapması durumunda bu vekilin sürekli kontrol edilmesi ve yönetilmesi için harcanan ilave maliyete dikkat çeker. Örneğin bir patron kendi şirketini yönetmesi için çalışanları işe almakta ve bu çalışanların kendisi yerine çalışmasın beklemektedir. Ancak çalışanlar patronun iyiliğinden çok kendi iyiliklerini düşünerek patronu tam olarak temsil etmeyebilirler. Örneğin bir genel müdür kazanılan parayı hissedarlara dağıtmak yerine yatırıma dönüştürüp farklı şirketler alıp kendi etki alanını genişletmeyi tercih edebilir. Bu durumda vekil olarak tutulan genel müdürün kontrol edilmesi ve denetlenmesi ilave bir maliyet doğurmaktadır. İşte bu maliyete vekalet maliyeti veya temsil maliyeti ismi verilir.

İşletmelerin boyutları büyüdükçe çalışan sayıları ve çalışanlara verilen yetkiler artmakta, buna paralel olarak temsil maliyeti de artmaktadır.

Maliyetin Sebepleri

Temsil maliyetinin temelini teşkil eden iki ana unsur bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

  1. Bir vekil kullanmanın doğasından kaynaklanan maliyetler. Örneğin vekilin şirket kaynaklarını kendi menfaati için kullanması.
  2. Vekilin takip edilmesi için gereken maliyet. Örneğin vekilin ne yaptığının takip edilmesi, aldığı kararların ve attığı adımların ne kadar sağlıklı olduğunun yargılanması için harcanan ilave maliyet.

Kurumsal Yönetişim (Corporate Governance) açısından Vekalet Teorisi

Genelde kurumsal yönetişim için en önemli sözleşme, kurumun yönetiminden en üst seviyede sorumlu olan CEO ile yönetim kurulu arasında yapılan sözleşmedir. Bu sözleşme için en önemli kriter iki taraf arasında asimetrik / dengesiz bilgi olup olmamasıdır [1][2]. Örneğin yönetim kurulu, yönetici olarak işe alınan kişinin verdiği kararların nasıl yan etkileri olacağını tam olarak bilemiyor veya yargılayamıyor olabilir. Bu durumda “manevi zarar” (moral hazzard) veya “olumsuz seçim” (adverse selection) olarak geçen durumla karşılaşılabilir.

Manevi Zarar (Moral Hazzard): Bir anlaşmada taraflar arasında asimetrik bilgi bulunması durumunda bilgi sahibi tarafın daha az bilgisi olan tarafı manevi olarak suiistimal edebilmesi durumudur. Örneğin arabası için kasko sigortası yaptıran bir kişini arabası ile kaza yapma konusunda daha rahat davranabilmesi, evini yangına karşı sigortalatan birisinin yangına karşı daha az önlem alması, bir şirketin yönetim kurulunun şirketin başına getirdiği yöneticisinin yönetimle ilgili gereksiz savurganlıkta bulunması gibi eğilimler bu açıdan düşünülebilir.

Olumsuz Seçim (Adverse Selection): Bir anlaşmada beklenen tarafların ikisinin de çıkarı olan ve ikisinin de fayda sağlayacağı bir sonuca ulaşmaktır. Ancak taraflar arasında bilgi dengesizliği varsa, taraflardan birisi anlaşmadan beklenenden daha fazla çıkar elde edebilir. Örneğin bir sigorta şirketinin herkese eşit şartlarla poliçe sunması durumunda hastalık ihtimali daha yüksek olan kişilerin bu poliçeye daha istekli olacağı bununla birlikte sağlıklı ve hastalık ihtimali daha düşük olan kişilerin de daha az istekli olacağı ve sonunda sigortalı olmak için sözleşme yapan sigorta şirketinin daha fazla problemli müşteri ile uğraşacağı görülebilir. Burada sigorta şirketinin müşterileri hakkında dengesiz bilgisinden kaynaklanan bir suiistimal olmuş ve kendisi için olumsuz seçim yapmıştır denilebilir. Benzer bir durum bir işletmenin yöneticisinin seçilmesi sırasında yönetim kurulunun daha tecrübeli ve firmayı ileriye götürecek elemanlar seçmek istemesine karşılık adayların da kendi kariyerlerini düşünerek aslında yönetim kurulunun istemediği kadar düşük yeterliliklerle başvuruyor olmasıdır. Şayet yönetim kurulu şirketi için alacağı yöneticiyi doğru seçebilecek yeterlilikte değilse seçim sonunda gelen yönetici işletme için olumsuz seçim olacaktır.

Bilişim Teknolojileri açısından Vekalet Teorisi

Bilişim teknolojilerinde vekalet süreci farklı şekillerde işleyebilir. Örneğin bilişim hizmetlerinde dış kaynak kullanımı (out source) edilme süreci aslında bir işletmenin bazı iş tanımları için vekil kullanması durumudur. Bu durumda işletmenin dış kaynak kullandığı işler için bir vekalet maliyeti bulunmakta ve firmayı kontrol etmek, süreçleri izlemek, yapılan işi denetlemek gibi ilave maliyetleri ortaya çıkmaktadır [3].

Kaynaklar

[1] Jensen, Michael C.; Meckling, William H. (1976). "Theory of the Firm: Managerial Behavior, Agency Costs and Ownership Structure". Journal of Financial Economics 3 (4): 305–360. doi:10.2139/ssrn.94043. SSRN 94043.

[2] Fama, Eugene F.; Jenson, Michael C. (1983). "Agency Problems and Residual Claims". Journal of Law & Economics 26: 327–349. doi:10.2139/ssrn.94032. SSRN 94032.

[3] Bouchaib Bahli & Suzanne Rivard, “The information technology outsourcing risk: a transaction cost and agency theory‐based perspective”, Journal of Information Technology, v. 13, is. 3, pp. 211-221, DOI:10.1080/0268396032000130214

 

 

 

Leave a Reply


− dört = 1